GÖREV KÖTÜ, KULLANAN İYİ

TCK(eski)…
240…
TCK (yeni)…
257…
Başlık aynı başlık… “Görevi kötüye kullanma”
Değişiklik…
AKP…
Şimdi nerden çıktı bu kelimelerde demeyin. Sayın Gökçek, 2004’de malum Anayasa Komisyonu Başkanı  Sayın Burhan Kuzu’yla yaptığı o malum telefon görüşmesinin neticesinde bir fitilledi o zamanın 240’lık, şimdinin 257’lik milletvekillerini, yıl oldu 2010 ve Sayın Kuzu, “konunun Gökçek’le alakası yok” dedi. Doğru da dedi. Çünkü onların konuştuğu tarihte maddenin sayısı 240 idi. Dolayısıyla konunun madde sayısı ile Sayın Gökçek’le yakından uzaktan alakası yok ama madde başlığıyla tamamen alakadar.
Ve yine o tarihte 140 dosyanın 50-60 kadarı bu kanunla ilgili. Yani bu demek oluyor ki AKP, bir tek Ankara Büyükşehir Belediyesini kaybetmemek için bu kanun teklifini vermiyor. Yani konu Gökçek’le alakalı değil. Yanlış anlamayın dostlar.
Ee ne olacak canım bize ne faydası zararı var bunun alt tarafı ceza indirimi değil mi? Değil. Çünkü ceza kavramının içi boşaltılıyor. Örneğin,*
M.Gökçek: Abi 3 aydan 6 aya olunca, belediye başkanları bu cezayı alıyor, paraya çevriliyor, belediye başkanlığı süresi de gitmiyor. Mahkûm olup içeri atsa, 2 ay gidip yatıp geliyorsun ondan sonra işine devam ediyorsun.
B.Kuzu: Hıııı. 5-6 ay diyorsun, olabilir... Şu an ne kadar ki, onun şeyi.
M.Gökçek: 1 seneden 3 seneye...
Sayın Gökçek’in yukarıda açıkça anlatmaya çalıştığı işin Türkçe ’si, görevini kötüye kullan kullanabildiğin gibi parasıyla değil mi? Kötüye kullandığın o görevi, hala (ceza infaz edilse bile) kaldığınız yerden kötüye kullanmaya devam edebilirsinizdir.
Eee ne olacak şimdi,
Konu TBMM gündemine gelecek…
Kabul edenler…  Etmeyenler…
Kabul edilmiştir…
Ardından görev, kötü hisseder kendini,  onu kullanansa büyük bir rahatlıkla oturur koltuğuna…
***
Hep böyle olmadı mı? Daha TBMM’de bazı milletvekilleri kanun değişikliğine muhalif olamadan, çoğu kanun değişiklikleri kabul edilmedi mi?  Hani kabul edilmeyenlerde referanduma taşınarak allanıp pullanıp anlatılmadı mı? Hani o referanduma sunulan anayasa paketinin getirdikleri…  Ne oldu meydanlarda söylenen sözlere…  Hepsi duman olup uçtu.  Küllerinden HSYK’ya jest doğdu, tüm üyelerin makam otoları sıfırlandı.
Yazık! Büyük umutlarla “evet”  diyenlere…
Yazık!
***
Bunun geç kalınmış bir teklif olduğunu savunan Kuzu, “Hakikatten görevi kötüye kullanmasının cezasının mutlaka indirilmesi lazım. Çünkü çok çabuk isnad edilebilin bir suç, insanları çalıştırmıyor. Devlet memurlarının, kamu görevlisinin işine engel olan korkutan bir suç*” deyip ceza indirimini getireceklerine, suçun kapsamına değişiklik getirerek devlet memurları, kamu görevlileri daha çalışır hale getirilerek suça atfı zorlaştırmıyorlar. Niye bunu sunmuyorlar da ceza indirimi düşünüyorlar.
Hani konu Melih Gökçek’le ilgili değildi.
Tabi ki değil, konu tüm özelleştirmeler, ihaleler, korkanlar, çalıştırılamayan insanlarla ve en önemlisi önümüzdeki seçimlerle ilgili.
Farzı misal, çiftçi Ahmet, işsiz Mehmet…
Belki ben…
Belki siz... ile yakından uzaktan alakası yok.
İkiyüzlü elli yedilerin…



  



A.Dursun

04.11.2010 

Popüler Yayınlar

Yasal Uyarı

Yayınlanan yazılar ve şiirler özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazı ve şiirler aktif link verilerek kullanılabilir.