BÜTÇE DERSİNDEN SANAT YAPMA AKIMI

Evet.
Eski defterler açıldı. 1923’den 2023’lere kadar her şey anlatıldı.
Özellikle sabah haberlerinde gazete manşetleri okuyan spiker edasıyla kürsüden eski haberlerden derlemeler bu bütçe görüşmelerinde gerçekten çok hoşuma gitti.
Niye mi?
Çünkü kendi iktidarlarını karşılaştırdıkları tarihler 60-70’ li yıllar…
Eee…  Hani her şeyin “ileri”si bizde olacaktı. Niye şimdi sapla saman, elmayla armut, CHP-DP-AKP birbirleriyle karıştı.
Ne var bunda demeyin.  Birazcık sizlerle tarih koridorlarında dolaşırsak kapalı kapıların açılacağından eminim.

Kapı bir, Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra Osmanlı Devletinin tüm borç yükü haliyle yenice kurulan ülkemize geçti. 22 Nisan 1933’de ise Paris Cumhuriyet Hükümeti ve diğer alacaklı devletler anlaşma imzalayarak bu alacakları ödeme planına bağladılar. Bu borçların ödenmesi 1954 yılında bitti.

Kapı iki, 1950’lilerde 270 milyon dolar olan dış borç, 1960’larda 690 milyon dolara ulaştı( Bu yıllar, dillerine pelesenk olan Adnan Menderes’in dönemine denk gelmektedir). O zamanın paritesine göre iyi para…

Kapı üç, 70’li yıllarda patlayan petrol krizi ödemeleri erteletti, dolayısıyla faiz faiz üstüne binince borç da aldı başını gitti. Yani o kriz, o tarihlerde ülkemizi teğet geçmedi.
***
Şöyle yaslanın güzelce arkanıza ve eski zamanı hayale çıkalım. O zamanın orta yaştakiTürkiye’sinde iç çatışmalar, darbeler, savaşlar, idamlar vs. gibi sorunlarla örülüyken dış borç yükünün artması ve krizlerin çıkması doğal mıdır? Değil midir?
Bütçenin raydan çıkması, kısıtlamaların, kesintilerin, olağanüstü hallerin olması tabii midir? Değil midir?
Eee… Şimdi oldu mu?
O dönemlerim sıkıntılarıyla, kendi döneminin rahatlığını karşılaştırman.
O dönemin siyasetiyle bu dönemin siyasetini karşılaştırıp “farkımız bu” demek, sizi gerçekten de farklı mı kılıyor?
Ben isterdim ki, kendi iktidarınız döneminde dış borcumuzun ne kadar olduğunu…
İşsizliğin, tarımın, hayvancılığın, üreticiliğin sizin iktidarınızda ne hal aldığını…
Türkiye’de ne kadar özelleştirme yaparak yabancılara neler sattığınızı ve bu satılanlarla kendi vatandaşlarınızı onların köleliğine sunduğunuzu…
Ve son olarak ne kadar kadrolaştığınızı anlatarak asıl farkındalığı yaratmanızı beklerdim.
Oysa laflar havada kalarak yine Kasımpaşa edebiyatıyla sataşmaları, karşılaştırmaları izledik. 
Ve evet dediğiniz gibi ülkenin nerelerden nerelere geldiğini… Kimlerin yönettiğini gördük.
Yine sayenizde iyi bir bütçe dersi aldık ve yeni yılın ilk gününden itibaren de uygulamalı olarak göreceğiz. Ve ilk defa bir dersten kaç alacağımız değil, fazladan kaç vereceğimiz görülecek.
Ve güzel ülkemin…
Güzel insanları yine bilindik ancak biraz daha farklı olacak bir sanat akımına kapılacak;
Zamlardan…
Pahalılıktan...  
Kısıtlı bütçeyle, “Geçine-bilme” sanatına…  
    

Akın Dursun

Kaynaklar:  1-Kenan Tanrıkulu- Türkiye’de Ekonomik Büyüme ve Dış Borç İlişkisinin Değerlendirilmesi (Uzmanlık Tezi)

Popüler Yayınlar

Yasal Uyarı

Yayınlanan yazılar ve şiirler özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazı ve şiirler aktif link verilerek kullanılabilir.