ON NUMARA JİLET – Bir Haberin Oto Portresi –

 
Çat kapı Cuma günü diyor haber…  Camiden çıktı o yoğunluğunda taksi durağına ziyarette bulundu. 
Sohbet etti. Dert dinledi.
Kim diyor…
Haber.
Kimin için diyor.
Sayın Başbakan için…
Ama nasıl haber…  Çat kapı tarafsız bi-haber...
Şimdi size o haberin profilini çıkartıyorum.
Dikkat!  Sakın ayırmayın gözünüzü…
Önce,  taksi durağının duvarı gözüme çarptı.
Çeşitli portreler asılı…  Onlardan bazıları;
Atatürk portresi… Sağ tarafında Cumhurbaşkanı, sol tarafında Başbakanın portresi.
Buraya kadar tamam da o bir tarafa savrulmuş gibi duran duvardaki Melih Gökçek portresi değil mi? Ne işi var onun orada dedim kendi kendime ve anlayamadım. Çünkü ben bugüne kadar hiç belediye başkanı portresinin taksi durağında asılı durduğunu görmedim.  Gerçekçi olmak gerekirse Atatürk portresinden başka portre de görmedim.
Daha vardı ama haber kısa ve gözüm başka ayrıntılara takıldığı için kimdi onlar seçemedim.
Ama bu portrelere bakarsak tahmin etmek zor değildir sanırım.
Neyse,  derken taksiciler gözüme çarptı. Ya dedim bunlar gerçekten taksici mi yoksa imitasyonları mı?
Hepsi sakal tıraşlı, sinek resmen bi kaysa maazallah kolu bacağı kırar o derece yani…
Sonra hepsinde takım elbise ve onlara uygun kravat…
Allah! Allah!
Şimdi benim eve çat kapı biri gelse çizgili pijama üstü atlet kalakalırım ortada…
 Bu nasıl bir taksi durağı böyle de çat kapı gelinse bile adamlar grand tuvalet…
Yani Kasımpaşa jargonuyla hepsi on numara jilet…
Sonra muhabbet ilgimi çekti (ucu ister istemez bize de dokunduğu için). Taksiciler, benzin, mazot, LPG zamlarından müzdarip ama Sayın Başbakan elektrik deyiveriyor.
Ne, elektrik mi?
Şimdi inecek adamların yüreğine… Derken araba diyor ben kullandım gram ses yok demez mi?
Sizin için iyi olur diyor.
Tabi bu cümle üzerine ne gider.
 İnşallah!
Halbuki taksicilerin şuan kullandıkları araçların 3 katı fiyatı hybrid ya da elektrik araçlar… Üstelik daha da gelişme geliştirilme aşamalarında… Hem garantisi var mı elektriğe geçince de elektriğin benzin gibi olmayacağının…
Ama o taksicilerin bir tanesi de;
Siz iktidar olduğunuzdan bu yana benzine şu kadar (156) sefer zam geldi. Akaryakıttaki şu kadarlık (%70) litre başına vergi neden düşürülemiyor. Bu oran sizden önceki hükümetler döneminde ne kadardı acaba... Bu bir litreden alınan vergiyle neler alınırdı. (Bir litrelik süt… Bir litrelik su ve bir tane de ekmek alınır* ve alın size sosyal devlet olma olayı… Ne yani siz sadece kömüre mi bağlıyordunuz sosyalliği…) Diyemiyor… Demiyor… Demek istemiyorlar, belki de içlerinden diyorlar...
Belki de yüzleri gülüyor içleri kan ağlıyor…
Belki de dışları on numara, içlerinde numaradan eser yok…

Ben ki ekonomiden anlamam.  Evin bile aylık giderlerini hiçbir zaman tutturamam o derece durum vahim yani ama şu gelen zamların zam-anı düşündürücü…
Torba yasasının içerisinde olan vergi affı köşkte, çıktı çıkacak ve affedilen bu paracıklarda daha o af çıkmadan bizlerden tahsil edilmiş olacak…
Yani bu kur/uş kur/uş zamlarla affa kur yapılacak…
Ve afla silinen paracıklar kuruşu kuruşuna çaktırmadan toplanı verecek…

Gerçekten anlamam hesaptan kitaptan...  Dört işlem bilirim birazcık o kadar… Bir de bazen karıştırsam da eskilerin kerrat cetveli dediği çarpım tablosundan anlarım o kadar…
Neyse biz bekleyeduralım vergi affını…
Köşkte,  eli kulağında...
Çat kapı gelirse yakalanmayalım yalnız, atlet üstü kravatla…




*Tüketici Dernekleri Federasyonu açıklamasından

Popüler Yayınlar

Yasal Uyarı

Yayınlanan yazılar ve şiirler özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazı ve şiirler aktif link verilerek kullanılabilir.