BUYRUN CENAZE NAMAZINA - Ailelere İmam Nakli -


Ne ilginç… Aile hekiminden sonra aile imamlığı…
Ne gerek vardı şimdi bu uygulamaya demeyin.   Gezilmedik ev bırakılmayacak…
Din… İman konusunda bilgilendirilme yapılacak.
Hıı… Bir de alkol ve sigara gibi maddelerin zararları anlatılacak.
-Hoppala…
- Nerden çıktı şimdi bu.
 -  Şimdi bunların ek ücreti falan da olur. Hani aile hekimi diye doktorlara veriyorlar ya bir de bunun yanında ek personeli olur… Bir imam, bir müezzinle olacak iş değil…
- Bilmem olur herhalde…
- Peki, gayrimüslimler, onlara da gidilecek mi?
- Nerden bileyim canım, çalınmadık kapı bırakılmayacağına göre gidilir herhalde…
-Ya davet geri çevrilecek olursa…
- Ne olacak en fazla mahalle baskısı…
Nasıl uygulanacağı, donanımlarının ne olduğu hepsi tartışmaya açık bir uygulama…  Ayrıca çok da gereği olup olmadığı da tartışılır. Çünkü ailelerin asıl isteği aile sigortası, aile terapisti, aile avukatı gibi sosyal devlet olma gereğinin temelini oluşturacak uygulamalardır. Değişen yaşam koşullarında bilgilendirici, öğretici, yol göstericiliği açısından. Çünkü yaşanan işsizlik, ekonomik sıkıntılar, aile içi şiddetle doğup cinayetle dağılan yuvalar, kömür yardımından daha fazlasını gerektirir. Lakin bu uygulama da geldiğimiz son noktayı gösterir nitelikte…
Boş verin açlığı-tokluğu, malı-mülkü, geçim derdini bakın sizin ayağınıza kadar imam yolluyoruz.
Eee, zaten yaşıyor muyuz ölümüyüz belli değil…  
Ne yapalım hazır imam gelmişken,  buyurun cenaze namazına! Nasıl olsa aile mezarlığımız da hazır…
Bir de açıklama yapıyor İl Müftüsü “ imamlarımızın görevini camiyle sınırlandırmıyoruz” 
Yani öyle bir misyon yüklüyorlar ki akıllara zarar… Mahalledeki fakirlerin tespitinden, hasta ziyaretine kadar her şey…  Muhtarlık denen kavram siliniyor… Yerine, adına her ne koyarsanız koyun ama temelinde alttan alttan dini motiflerin yer alacağı bir uygulama…  
Aile içi travmaların sonucu cinnet geçirmeler, kocaların karılarını hiç düşünmeden öldürmeleri bu aile imamlığını meselesini gündeme getirdi sanırım.  Çünkü hiç birinin aklına bu şiddetin diş ağrısı gibi bir hastalık olduğu gelmedi.  Hoş gelse de zorunlu olarak psikolojik destek terapilerine katılma zorunluluğu ve bunu karşılayamayacak durumda olanları ise devletin destek olabileceği bir model akıl edilemedi sanırım. Belki de geldi, akıl edildi ama toplum buna hazır değil…
Belki de maliyeti yüksek…  En iyisi biz şimdilik imamla yetinelim. Onu bir psikiyatrmış gibi dinleyelim feyz alalım. Belki o evimizde misafir olduğu sürece şiddet bekler kapıda… O gittikten sonra şiddetle koyun koyuna…     
Gerçekten ağlanacak halimize gülüyor muyuz yoksa gülünecek zamanlarda mı ağlıyoruz. Çünkü yüzsüzlere yüz nakli…
Tutuklulara infaz, infazlara tahliye nakli…
Yasalara arka bahçe yapma nakli gibi envaı çeşit nakil yapılırken, gencecik bir kıza menüsküs nakli yapılamıyor. Sebebi de mevzuat hazretlerinde böyle bir şey yok. Sanırım bacağı yönetmelik organdan saymıyor.

Şaşılacak iş doğrusu benimki de…  
Kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz…
Aile imamımız varken, menüsküs nakline ne gerek.  



Kaynak, Alıntı:
www.cakmaktasi.wordpress.com
Aratın: Arama motorunda, aile imamlığı gırgır diye.

Popüler Yayınlar

Yasal Uyarı

Yayınlanan yazılar ve şiirler özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazı ve şiirler aktif link verilerek kullanılabilir.