YAMAN ÇELİŞKİLER -Nükleer Değişim Hareketleri-

Çelişkiler… Çelişkiler…
Dış ve iç ilişkiler…
Derken densizlikler sarıverdi her yanımızı… Hem de daniskasıyla beraber…
Ve Libya’da yaşananlar gerdi -resmen- bizi… Tabi bu gerginliğin ilk vurduğu yer petrol piyasası oldu.
Ve bir kez daha anlaşıldı bu kadar gelişme içerisinde Başbakanın ticari zekâsı…
“Biz bakkal dükkânı değil dünyanın en önemli ülkelerinden biri Türkiye’yi yönetiyoruz” demesi bu ticari zekânın bir ürünü (bu ilk değil tabi bakınız yurt genelinde yapılan özelleştirmelere…)
Dünyanın en önemli ülkesi…
Bir “bakkal dükkânı”…
Ve her ikisi yönetim çatısı altında… Hani yönetilecek bakkal dükkânı olsa hadi neyse hepsi silinmeye yüz tuttu. Silinmek istemeyenlerin ise üçü beşi birleşip hepsi bilindik alışveriş mağazalarının sokak arası adına express denen marketlerinden kurdular, ortak oldular…  Çok şükür hepsinin hali vakti yerinde…
Sonuç; neyin, ne zaman söyleneceğinin biliniyor olması…
***
Aslında bu olay en az Kaddafi’ den İnsan Hakları ödülünü alması sonra da biz Libya halkına silah sıkan taraf değiliz demesi kadar çelişkili.
Sen gel bir diktatörün(bunca zaman değildi tabi sonradan oldu)  elinden ödül al, sonra da onun değil ama onun halkından yana olduğunun beyanatlarını ver… Neyse ki bakkal dükkânı da işletmiyorum, ülke de yönetmiyorum. Hele dış ilişkiler uzmanı hiç değilim… Hepsinin işi birbirinden zor…
Bir de bunca zorlukların arasında bedelli askerlik mevzuumuz var ki o da içler acısı…
“Ben bu sorumluluğun altına giremem” diyen Sayın Erdoğan, acaba oğlunuz ne şekilde askerlik yaptı. Başbakanın oğlu olarak mı, vatandaş Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu olarak mı?
Hem niye ikinci defa konuyla ilgisi olanı olmayanı aynı kefeye koyup referandum diyorsunuz. Yani şimdi 60-70 yaşlarında bir dedeye de, teyze de 18 yaşında bir genç kıza da soracaksınız bedelli olsun mu olmasın mı? 12 Eylül referandumunda(bu ilki) da aynısı olmuştu. Tamirciden- seyyar satıcıya, işsizden- TÜSİAD’a kadar herkes yüksek yargı yapısı için oy kullandı. Bu mudur sizin adalet teraziniz. Halkımıza sorduk “evet” dediler. Ama o evet’i dedirtmek için ne konuşmalar yaptınız, kaç miting düzenlediniz, kaç şehir gezdiniz? Ne vaatler verdiniz… Hangilerini tutmadınız hepsi teker teker Türk siyasi tarihine işlendi…
Halk “evet” dedi diyerek vicdan rahatlatmaksa amaç evet başarılıdır izlediğiniz yol…
Hem niye referandumu böyle bir konu için kullanma gereği duyuyorsunuz da halkın tamamını ilgilendiren (hem de ölüm kalım mahiyetinde) nükleer santral yapımı konusunu referanduma taşımıyorsunuz…  Acaba bu sizin ticari zekânızla mı alakalı… Yoksa adalet terazinizle mi… Ya da Recep Tayyip Erdoğan olarak bu sorumluluğu tek başınıza aldığınızın göstergesi midir?
Bu ne yaman bir çelişkidir böyle… İşine geldiğine referandum de gelmediğine ne dersen de…  Halkın tamamını ilgilendirmeyen bir konuda halk karar versin de halkın tamamını ilgilendiren konularda siz verin kararı… Şimdi bu yapılan ileri demokrasi midir yoksa bir demokrasi geleneği midir? Bu değişim süreci midir yoksa istikrar mıdır?
Bu ne yaman bir çelişkidir böyle…
Hadi diyelim gerçekten tüp gaz kadar tehlikesi olsaydı bu nükleer santralin niye Rus halkına(tabi başka halklar da var) kaç defa sorulduğu halde HAYIR cevabı alındı… Yoksa Ruslar kendi ülkelerinde yapamadıkları, deneyemedikleri teknolojilerini bizim Akkuyu’da mı deneme ve yapma fırsatı bulacaklar… Madem tehlikesinin tüp gaz kadar olduğuna inanıyorsunuz taşıyın konuyu o zaman referanduma da görelim…
Oylayalım…
Anlayalım… Halk değer mi görüyor, değer mi kaybediyor… Yoksa değişim değişim diyenleri değiştirimi veriyor…
Bu ne yaman çelişkidir böyle…
Hem sürekli değişim, diyeceksiniz…
Hem değişimlerde işinize geleninde halkı dâhil edeceksiniz, gelmeyenlerde etmeyeceksiniz…
Sonra bunun adını halkına kulağını tıkamayan lider koyacaksınız. Hem de ileri demokrasi hareketleriyle süsleyerek…
Şimdi koyun değişimi sayı doğrusunda sıfırın yerine, neresine doğru gidiyoruz değişimin artısına mı eksisine mi?

Popüler Yayınlar

Yasal Uyarı

Yayınlanan yazılar ve şiirler özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazı ve şiirler aktif link verilerek kullanılabilir.