HEPİMİZ MADENCİYİZ




Tarih 13.05.2014 Saat 17:30 civarıydı. Soma Devlet Hastanesinin hemen önündeki durakta bekliyordum.  Çok fazla olmamakla birlikte hastane önündeki kalabalık dikkatimi çekmişti.  Üç kişilik bir gurubun yanına yanaştım.
- Hayırdır. Gene madende göçük olayı falan mı?
- Yok, bu sefer trafo patlamış. Tesadüf işte...
- Ne tesadüfü?
- Ben de o trafo patlayan maden de çalışıyordum. Rahatsızlandığım için işe gidemedim. Hastaneye geldim. Burada olayı gördüm.  
Ama sevinememiş görünüyordu. Yüzündeki o endişe beni çok etkiledi ve
- Ölen var mıymış?
- Az evvel ben içerdeyken 2 kişi diyorlardı ama arkadaşlar 40 civarı dedi.
- Yapma ya... Diye bir kelime süzülüverdi ağzımdan. Sonra devam etti;
- Tam vardiya değişiminde olmuş olay 700 kişi içerde mahsur...
Dediği anda yüzündeki endişenin anlamı çözülmüş oldu. Sonra sustu yutkundu ağlamaklı ve titrek bir ses tonuyla; ölü sayısının 200'ü geçeceğini söyledi.

Bir şey diyemedim. Sustum kaldım. Ağır adımlarla yanlarından uzaklaştım ve otobüse bindim. Olayın sonrası hepinizce malum…
Önce olay küçük bir şeymiş gibi lanse edildi.
Sonra ölü sayısındaki dalgalı kur misali artış ve inişler...
Ama yerel halk madeni iyi biliyor ve kayıpların ne denli olabileceğini tahmin ediyordu. Acı ama gerçek halk yanılmadı.
Keşke yanılsalardı. Resmi açıklamalara kansalardı... Olmadı.


Hele o ilk günün sabahında hastane önündeki manzarayı unutamam asla...
İnsanlar sokak ve hastane bahçelerinde battaniyelere sarılmış bir şekilde kimileriyse arabalarında iki büklüm yatıyorlardı. Birilerinden bi haber, bi ses, bir soluk bekliyorlardı ama kimseden çıt çıkmıyordu.
Bilgi edinebilmeyi hep kendi çabalarıyla öğrenmeye çalıştılar.

Sonra saat ilerledikçe bu sefer bilgi edinebilmeden öte ölüler kaçırıldı, yaralı süsü verildi. Saklandı. Sağ kurtulanları Soma Devlet Hastanesine, ölü taşıyan ambulanslar ise çevre ilçelere adeta kaçırıldı. Hastane yolunun aşağısındaki yoldan frigofirik kamyonlar kamufle edilerek şehitler kaçırıldı. Olan olayları sonradan öğrenen halkın tansiyonu iyice yükseldi. Bir kısım Kırkağaç'a bir kısım Akhisar'a bir kısım Bergama'ya bölündü. İnsanlar artık yakınlarının yaşayıp yaşamadığını değil, nerede olduğunu bulmaya mahkûm edildi.

Evet evet asıl insanları yakınlarının nerede olduğunu bilmemeleri çok ağır bir travma yarattı. Oysaki kurtarmadan sonraki süreçler iyi organize edilebilseydi belki bekleme sürecine çok büyük fayda sağlayacak ve yakınlara umut sağlanacaktı. Her ambulans kaçırılışında, her yayılan yanlış bilgi de sinirler gerildi, hava sertleşti ve bekleyişler öfkeye büründü. Üstelik onca acıya yığınla polis barikatları serildi. Hükümet yetkilileri iş kazalarına uğramasınlar diye üst seviyede güvenlik tedbirleri alındı.    

Aslında durumun facia olduğunu hükümet farkındaydı. Ancak onlar bu olayı sadece Soma sınırları içerisinde tutabilir miyiz, aman süreci iyi yönetelim Gezi ruhunu canlandırmayalım, aman seçim üstü yanlış yapmayalım derdini taşıyorlar olsa gerekti ki ve hep bir minimalist yaklaşım sergiliyorlar hatta konuşuyorlardı.
    
        
Sayısal bakımdan ölen kaç kişi olursa, yaralı hem de ağır yaralı Türkiye oldu. Herkesin umudu hem de ortak umudu bu facia işçi ölümlerinin bir dönüm noktası olması konusunda…


Devam Edecek…
  

Popüler Yayınlar

Yasal Uyarı

Yayınlanan yazılar ve şiirler özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazı ve şiirler aktif link verilerek kullanılabilir.