ÇARKÇI




Çok güldüm bugün ağız dolusu kahkahalarla... (Yani bugün dediysem iki ağustos günü)
Kendimi alamadım…
Neye bu kadar güldün derseniz malum Cumhurbaşkanlığı seçimleri için yapılan mitinglerdeki atışmalara…

Şimdi tüm yannndaşşş gazeteler (demiyorum ben onlara, bakmayın buraya öyle yazdığıma) aynı başlığı atmış ama bazılarının haklarının yemeyeyim kelimelerin yerlerini değiştirerek farklı varyasyonlar denemeye çalışmışlar. Olmuş mu? Çok güzel olmuş. Accık aklı olanın bu gazetelerin, iplerinin bir yere bağlanıp oynatıldığı tahtadan yapılma kukla olduklarını görebilirler.  İşte onlara yandaşşş dememe sebebim de bu zaten onlar kukla gazeteler… Kâğıttan olduklarına bakmayın, odundur hammaddesi onların ve odun ne kadar evrimleşirse evrimleşsin bişey kaybetmez odunluğundan…

Ne güldüm amma hadi biraz da siz gülün… İşte size kukla gazetelerden bir piyes…

Sabah: “İstiklal Marşı’nı Bilmeyen Monşer”
Yeni Asır: “İstiklal Marşı’nı Bilmeyene Oy Yok”
Star: “Çarkçı Kemal’e Çarkçı Ekmel”
Haber Türk: “Çarkçı Ekmel, Aciz Monşer”
Yeni Şafak : “ Çarkçı Ekmel”
Akşam: “ Çarkçı Kemal’in Çarkçı Ekmel’i”
Gibi, gibi… :)

Yahu kossskoca Cumhurbaşkanı seçeceğiz onların siyaset diye takıldığı mevzuya bakın… İstiklal Marşı… Bir o kalmıştı siyasetle kirletilmedik. Onu da mısra mısra kirletin de rahatlayın…

Üstelik soruyorum size, siz 3 dönemdir biliyordunuz da ne oldu… Halimiz ve haliniz ortada… Yüzükle, bir tane çeyrek altınla çıktığın bu yolda kim bu kadar varsıllaşabilirdi. Boy aynasında bir bak kendine Başbakan’dan, Cumhurbaşkanı adayından çok armatör gibisin… 

Üstelik hiçbir gemide çarkçılığı bırak tayfalık bile yapamayacakken, işadamı mantığıyla ülkeyi yönetmeye çalışan, armatör…  

Şimdi bunlar çarkçı, çarkçı deyip duruyorlar ya… İşte bu yüzden… Gemicik ordusuna sahip bir Başbakan, bir Cumhurbaşkanı adayını benzetse benzetse ya çarkçıya, ya da dümenciye benzetirdi zaten… Allah’tan tayfa değil de monşer diye sesleniyor.

Tüm bu mitinglere tamamen nesnel bir gözle bakınız Bu aslında çok basite indirgenen siyasi üslup meselesidir… Türkiye’de rayına oturmayan, sokak ağzıyla millete seslenilen, kabadayı edasıyla işadamlarının ezildiği, gariban babası görünümüyle üç beş kişiye yardım edildiği sonra da çıkıp ortalarda devlet büyüğü gibi konuşmaya çalışıldığı bir siyasi ahlak, bir siyasi üslup meselesidir bu... Sorarım size hangi ülkede, hangi literatürde, hangi siyasette, hangi demokrasi de bu var.  Kur’an’ı ortaya koy, milli değerleri ortaya koy sonra adına siyaset yapıyoruz, demokrasiyi işletiyoruz de… Hadi siyasi ahlakınız yok onu evvelden beridir biliyoruz, anladık. Bari üslubunuz biraz yerli yerinde olsun. Biadam gibi oturup kalkmasını, yalansız dolansız konuşmasını öğrenemediniz bu gidişle de öğrenemeyeceksiniz… Hangi sevap ya da var mı öyle bir sevap arındıracak sizi çok merak ediyorum doğrusu…

Sonra bunca yıldır sizin çark ettiğiniz, konuları yazsak buradan gazetelerin kuponla dağıttığı ansiklopedilere yol olur.

Bırakın bunları Allah aşkına…

Geçin gidin…

İstiklal Marşı’nı bilse ne olur bir Cumhurbaşkanı bilmese ne olur. Hali hazırdaki biliyor da ne oldu yedi yıldır. Noterden bir farkı mı var… Mühim olan sicili temiz olsun. Kire, pasa, pisliğe bulanıp da edebiyat öğretmenleri gibi ders verecek biri olacağına…


Sürnot:
* Çarkçı: Vapurlarda makine bölümünü yöneten kimse… (Tdk)



Popüler Yayınlar

Yasal Uyarı

Yayınlanan yazılar ve şiirler özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazı ve şiirler aktif link verilerek kullanılabilir.