SEÇİM, EVET SEÇİM OLMAYABİLİR



Seçim startı verilir verilmez, derli - toplu, toplu- toplu adamlarla ülkenin dört bir yanında toplu açılış törenleri de olmaya başladı. Belediye başkanları fen işleri müdürlerine, kaymakam valiye, vali emniyet amirlerine sonra hepsi cumhurbaşkanına bakarak neyin toplu, neyin açılış olduğunu anlamadan dinlemeye başladılar.  Sağdan sağdan meydanı doldurmak için topladıkları halksa neyin yapıldığını bilmeden yaladı yıkadı ortalığı ama onlar da bu kadar kısa sürede neyi açtılar acep deyip zerre kadar düşünebildiler... 
Her partiye eşit mesafede olan cumhurbaşkanı Anadolu’daki rehaveti gönlünde yatırdığı aslanın önüne altın varaklı tabak çanaklarla sunduğunu dile getirirken çok rahattı...  Aslında ona göre çok parti değil tek parti vardı.


Milletçe alkışlayanlar...
Bizimle yürü diyenler...
Büyük insanlık diyenler... Hepsi biliyor ama yapacak bişeyleri yoktu çünkü devlet bütçesiyle AaaaKeePeee yaptıkça yaptı, onlarsa sadece konuştukça, konuştu... Madem öyle diyorum konuştukça olmayacak niye bu kadar çok miting, niye bu kadar çok gürültü kirliliği... Yapın o zaman konuşmadan kimseye bişey demeden de görelim, diyorum... Olmuyor ama ortalık öyle bi karışık ki konuştukça yapanlar, konuşmadan çok şey yapanlar, yaptıkça bol kepçe atanlar...

Gazeteciler, gazetecilik yapamazken...
İşsizlik alıp başını gitmişken...
Halkın sarayı dedikleri yere halk giremesin hatta kuş dahi uçamasın diye binlerce güvenlik görevlisi nöbet ağacına çevrilmişken...

Hırsızlık, soygun, talan, yağma alıp başını gitmişken... Biz daha çook konuşuruz birileri de yapar.
Seçim evet, bir seçim değildir ülkemde... Çünkü ne oy verenin canı kıymetlidir, ne oyların... Çünkü herkesin dilinde “oylar çalınmazsa” “kedi trafoya yumurtlamazsa” “tavuk pilav üstünde durmazsa” “baraj yıkılır da kuraklık üstümüze bir çığ gibi yağarsa” “ya köşeyi dönme istikrarı sürmezse” “ya yerli uçaktan sonra otomobil yapılamazsa” “ya benzin mazot fırlayınca, benzin sahiden atarsa” ya, yaaa diye uzayıp giden cümlelerin sonunda aklın mantığın sıfırlanırsa…

Seçim evet, bir seçim değildir ülkemde… Bir yarıştır, birilerinin paçasını vatana ihanetten kurtarma, gel başkan ol deme yalakalığıdır…  Atışların serbest olduğu, vaatlerin havada uçuştuğu… Kiminin kaynağı belli kiminin kaynağının olmadığı, ipsiz sapsız düzeysiz bir ağız dalaşıdır…

Makarna, bulgur paketlerinin havada uçuştuğu, mitinglere yevmiyeli çığırtkanların tutulduğu, insanların insan olarak değil, çoğul olması ya da hacimsel bir varlıkmış gibi davranıldığı biacayip alengirli gövde gösterisidir, seçim… Ki aslında gövdesi olmayanlar bile gövde edinebilir bu yarışta…

Gidilmemiş köylere gidildiği, görülmemiş yerlerde insanların yaşadığının dört yılda bir hatırlandığı, içilen kahvelerin seçim sonuçlarından sonra hatırlarının süblimleştiği, ağız kalabalığı, boş laflar dizisi, alacağını alıp daha da şeytan görsün yüzünü dendiği, çıkar savaşlarının galibidir, seçim… 

Seçim evet aslında bir seçim olmayabilir bizim sadece insan olduğumuzun hatırlandığı geçici bir heves… 

Popüler Yayınlar

Yasal Uyarı

Yayınlanan yazılar ve şiirler özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazı ve şiirler aktif link verilerek kullanılabilir.