ne zaman gitse anahtar aramak için
elim cebime,
öyle bir hasret oturuyor ki
ilkel yüreğime
bakışları…
kokusu…
gülüşü, aynı sen...
gitmek olmasıydı,
olmazdı gelmek,
bu son deyip
bir bahar coşkusuyla koşuyorum yanına…
giderken,
ilk hecesi oluyor “son”
baharın başına
daha yenice kalkmıştım oysa,
seninle aynı yataktan,
daha az önce
dudaklarım, gidermek için susuzluğunu
konmuştu dudaklarına,
elim eline değil de
tekrar gidiyor şimdi, cebime...
Sayfalar
Çakmaktaşı'ndan
Popüler Yayınlar
-
Güzel tarafından bakınca ne kadar berbat bi'yanı olduğunu görüyordum hayatın.. Betonun altında ezilen; toprak.. Işığın ardındaki; kara...
-
doğduğuma en çok babam sevinmiş, oğlum diye diye demirleri tutuşturup el ele merdiven dayamış güneşe… altı yaşımda okumaya başladım. y...
-
iliklerine kadar boşalmış bir sonbaharın, sigarasını yaktığı çakmağın taşıydım. içimde biriken binlerce yalnızlık, buluşunca oksijenle...
-
Allegrosu yüksek bir operanın merdivenlerinde gezinirken takılıp düşüverdim.. Yoksulluğu yüksek kaldırımlarla döşeli bir şehrin kalbine.. ...
-
Tuncay Özkan’ın Silivri’deki son kitabı, ilk romanı… Solukdaş’ına ithaf etmiş… Kitabın fiziki özellikleriyle başlamak istiyorum...
-
Uçsuz bucaksız koridorların amansız boşluğuydum... Hatta öyle bir boşluk ki doldukça daha da yalnızlığa boşalan... Öyle bir boşluk ki ...
-
+1 farkındalıkla hafifçe çekildi gözleri ve gülerken yanakları… Her yıl olduğu gibi bu yılda 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık G...
-
gidersen sevdiğim yeni bir mevsim doğar tenimde göz yaşlarım buz tutar avuçlarımda kurur baharlar gidersen; gökyüzü rengini alıp da gid...
-
içimde; eski zamanların sarhoşluğu… gözlerimde, hasretin yakıcı kokusu yol alıyorken yüreğimdeki sokaklarda, sana çıkıyor desem de her...
-
karanlık günlerde yazdım duvarlara adını hiç korkmadım … adımların kelepçeli haliyle bile yürüdüm üstüne üstüne durmadan seni...
