vakit tamam, usta...
kestim edebiyatı
kağıttan gemilere kürek niyetine,
bundan sonra her cümle...
Sayfalar
Çakmaktaşı'ndan
Şekerli Suskunluk
Sustum...
Bir uçağın kanadında bulutlarla oynaşırken, güneşin gülümsemesini unuttum...
Şimdi cümlelerim ölüm suskunluğunda ...
Sadece şekerli su içmek için dilimin ucuna gelip gelip tekrar suskunluğa gömülüyorlar...
Ahh güneş, güneş şimdi tam da içilecek kıvamda ama kahretsin bulutlardan da şekerli su yağmakta...
Dilim damağım, üstüm aşım , düşüm gerçeğim her yanım tecritte sanki... Hücrelerimde dolaşan sadece şekerli su/skunluk...
Böyle Bir Akşamdı
Yine böylesi bir akşamdı...
Unutmak için içiyor, ölmek için nefes alıyordum...
Hayat, avuçlarımdaki kaydıraktan kayıp gidiyordu...
Ben öylece durup tıpkı bugün gibi o gün de şiirlere tutunmuştum.
Gülten Akın'a
Şiirler tek tek döker mısralarını...
Aldırmadan noktalama işaretlerine akar gider heceler, o uyum o ahenk eskisi gibi değildir artık ... Kendi bestesini yaratır ve sen giderken en sevdiği oyuncağını kaybetmiş çocuk gibi salya sümük ağlar, şiir...
Dağılır dört bir yana gövdesi...
Yarım yamalak, kekeme bir ses tonuyla kalır yankısı kulağımda
" Yağmur , yağmur... Bu neyi anlatır? "
Sürnot: Gülten Akın'a...
Hikaye Gerisi
Tenime batarken hasretin...
Ne gündüzü ne geceyi ,ben güneşe yazdım seni... 🎵🎵
Acıysa şarabın tadı, köpeklerden beter öldürüyorsa dilimi ağır geldiğindendir hasretin... 🎵🎵
Oltaymış, balıkmış hikaye gerisi...
Hangi Ulaşım
Sahi❗
Nasıl bir dünya bu...? Yokluğunu durmadan çeşitli ulaşım araçlarının arasına hapsederek, kolumdaki çoğul yalnızlıkla dolaşmak hangi evrene ait bir olgu...
Sonra hiçbir şey olmamış gibi yüzümün, karla karışık yağmur görünümüne bürünmesi... Ardından sürreal bir ressamın paletinden renk diye tuvale saçılmamız...
Sahi❗
Yaşanan bunca ayrılık ve yalnızlık ne zaman sürgün yer tenimden... Biliyorum, farkındayım hatta hiçbir şeyim bu aralar... Hem de tahmininden çokkk haddinden fazlaa... Neyin var diye soranlara dahi "ç'si " sonsuzluğa uzanacak kadar, fısıltıyla karışık"Hiççç〰 " diyebiliyorum... Hiççç bu ara... Hangi ulaşım aracına binsem ulaşmıyor aslında...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Popüler Yayınlar
-
ne hızlı yaşayacak kadar vaktim vardı ne de yavaş… akıp giderken cümlelerim ben hep yaya kaldım. 2007- İzmir
-
Uçsuz bucaksız koridorların amansız boşluğuydum... Hatta öyle bir boşluk ki doldukça daha da yalnızlığa boşalan... Öyle bir boşluk ki ...
-
Güzel tarafından bakınca ne kadar berbat bi'yanı olduğunu görüyordum hayatın.. Betonun altında ezilen; toprak.. Işığın ardındaki; kara...
-
Takasa verilmiş kitap gibiyim.. Ezberleyip ezberleyip hep yanlış söylediğim bir şarkının nakaratı beyin hücrelerimi kuşatırken, seni tutup ç...
-
Hepinizin malumu üç fidanımız… Deniz, Yusuf, Hüseyin… Ama bu sefer bu öykü onların değil, onlara göğsünü siper eden nice ismi...
-
Çıkardım bedenimi, ruhumla geldim sana... Şu yaşamak denen sancı, eski çağ hayvanları gibi örseledikçe tenimi sığındım nefesine... ...
-
Orhan ustaya-* Kırık bir sonbaharın çatı aralığından bakıyordum.. Bir yağmur damlasına tutunup dünyadan uzaklaşırken, yeryüzü ile aramda...
-
kapıyı unut... denizi kuraklığa göm, çocuğum... genzini yakan barut kokusuyla uzatınca sol yanımdan bilmediğim bir dille kağıt me...
-
Bıraktım kendimi bir gülün yaprağından.. İki yana açıp kollarımı merhaba diyordum yüzü çalınmış yere yahut yeri çalınmış yüze.. Anestez...
-
Memleket gibi kısıktır sesim.. Üşürken ölüm, titriyor ama alışmıyoruz.. Düşüyorken ölüm, yakıyor ama yanmıyoruz.. Alışmıyoruz yoo.. A-lış-tı...




