ne aşk değişti,
ne de ayrılık...
sadece biraz daha az sonbahar
biraz kurak...
yer yer sağnak...
ne aşk
ne ayrılıktan,
uzun topuklu sesler
bıraktığından beri
sol yanağıma çukuru,
gülmek hep
adını fısıldadı
değişen
ne aşk
ne ayrılık...
ne kadar çok gülersem
o kadar çok adın.
ve ağlamayı unuttum...
Ocak 2011
Sayfalar
Çakmaktaşı'ndan
Popüler Yayınlar
-
ne hızlı yaşayacak kadar vaktim vardı ne de yavaş… akıp giderken cümlelerim ben hep yaya kaldım. 2007- İzmir
-
Uçsuz bucaksız koridorların amansız boşluğuydum... Hatta öyle bir boşluk ki doldukça daha da yalnızlığa boşalan... Öyle bir boşluk ki ...
-
kapıyı unut... denizi kuraklığa göm, çocuğum... genzini yakan barut kokusuyla uzatınca sol yanımdan bilmediğim bir dille kağıt me...
-
Takasa verilmiş kitap gibiyim.. Ezberleyip ezberleyip hep yanlış söylediğim bir şarkının nakaratı beyin hücrelerimi kuşatırken, seni tutup ç...
-
Hepinizin malumu üç fidanımız… Deniz, Yusuf, Hüseyin… Ama bu sefer bu öykü onların değil, onlara göğsünü siper eden nice ismi...
-
Orhan ustaya-* Kırık bir sonbaharın çatı aralığından bakıyordum.. Bir yağmur damlasına tutunup dünyadan uzaklaşırken, yeryüzü ile aramda...
-
Şu renksiz hayatın içinden uzanıp renklerine dokundum dün akşam.. Parmaklarıma bulaşan haylaz bir çocuk gibiydi şiir.. Mısra mısra döktüm gö...
-
Güzel tarafından bakınca ne kadar berbat bi'yanı olduğunu görüyordum hayatın.. Betonun altında ezilen; toprak.. Işığın ardındaki; kara...
-
Bir dilekle başlıyor kitap aynen aktarıyorum. “ Hapishane koşullarında elle yazdığım bu kitabın taslağını gözden geçirirken özgürlü...
