Sayfalar
Çakmaktaşı'ndan
Hangi Yalnızlığın Mısrasıydık
Her mevsim hüzünbaz kuşlar göçer avuçlarıma... Seyyah olur parmaklarım , düşer gökyüzü ayak izlerinin bıraktığı çukurlara...
Sadece biz mi bu kadar yalnızdık... Yoksa Deniz'lere kara sevdalı, mor menekşeler de mi renklerinden sıyrılıp sarılırlardı darağaçlarına...
Biz bu kadar yalnız mıydık? Sokak lambaları bile gölgelerini kaldırımlara bağışladıkları halde ... Şimdi üşürken parmak uçlarımda romantik devrimcinin mısraları;
Sahi❗
Biz...
Niye...
Bu kadar...
Çoğul yalnızlığa...
Sevdalıydık...
Popüler Yayınlar
-
ne hızlı yaşayacak kadar vaktim vardı ne de yavaş… akıp giderken cümlelerim ben hep yaya kaldım. 2007- İzmir
-
Uçsuz bucaksız koridorların amansız boşluğuydum... Hatta öyle bir boşluk ki doldukça daha da yalnızlığa boşalan... Öyle bir boşluk ki ...
-
kapıyı unut... denizi kuraklığa göm, çocuğum... genzini yakan barut kokusuyla uzatınca sol yanımdan bilmediğim bir dille kağıt me...
-
Takasa verilmiş kitap gibiyim.. Ezberleyip ezberleyip hep yanlış söylediğim bir şarkının nakaratı beyin hücrelerimi kuşatırken, seni tutup ç...
-
Hepinizin malumu üç fidanımız… Deniz, Yusuf, Hüseyin… Ama bu sefer bu öykü onların değil, onlara göğsünü siper eden nice ismi...
-
Orhan ustaya-* Kırık bir sonbaharın çatı aralığından bakıyordum.. Bir yağmur damlasına tutunup dünyadan uzaklaşırken, yeryüzü ile aramda...
-
Şu renksiz hayatın içinden uzanıp renklerine dokundum dün akşam.. Parmaklarıma bulaşan haylaz bir çocuk gibiydi şiir.. Mısra mısra döktüm gö...
-
Güzel tarafından bakınca ne kadar berbat bi'yanı olduğunu görüyordum hayatın.. Betonun altında ezilen; toprak.. Işığın ardındaki; kara...
-
Bir dilekle başlıyor kitap aynen aktarıyorum. “ Hapishane koşullarında elle yazdığım bu kitabın taslağını gözden geçirirken özgürlü...
