Sayfalar
Çakmaktaşı'ndan
poem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
poem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ne Gibisin
sakız çiğneyerek kitap okumak gibisin...
üzüm olmadan şarap
oltayı atmadan kaçan deniz gibisin...
ne çiğnediğimden...
ne okuduğumdan...
ne içtiğimden bir şey anlıyorum
tuzu mu kaçmış ne
gözümden akan tatlı suya
düşüyor gül yüzün...
gülü seven dikeninden öperim senin
Kağıttan Edebiyat
vakit tamam, usta...
kestim edebiyatı
kağıttan gemilere kürek niyetine,
bundan sonra her cümle...
kestim edebiyatı
kağıttan gemilere kürek niyetine,
bundan sonra her cümle...
Böyle Bir Akşamdı
Yine böylesi bir akşamdı...
Unutmak için içiyor, ölmek için nefes alıyordum...
Hayat, avuçlarımdaki kaydıraktan kayıp gidiyordu...
Ben öylece durup tıpkı bugün gibi o gün de şiirlere tutunmuştum.
Gülten Akın'a
Şiirler tek tek döker mısralarını...
Aldırmadan noktalama işaretlerine akar gider heceler, o uyum o ahenk eskisi gibi değildir artık ... Kendi bestesini yaratır ve sen giderken en sevdiği oyuncağını kaybetmiş çocuk gibi salya sümük ağlar, şiir...
Dağılır dört bir yana gövdesi...
Yarım yamalak, kekeme bir ses tonuyla kalır yankısı kulağımda
" Yağmur , yağmur... Bu neyi anlatır? "
Sürnot: Gülten Akın'a...
Hangi Yalnızlığın Mısrasıydık
Her mevsim hüzünbaz kuşlar göçer avuçlarıma... Seyyah olur parmaklarım , düşer gökyüzü ayak izlerinin bıraktığı çukurlara...
Sadece biz mi bu kadar yalnızdık... Yoksa Deniz'lere kara sevdalı, mor menekşeler de mi renklerinden sıyrılıp sarılırlardı darağaçlarına...
Biz bu kadar yalnız mıydık? Sokak lambaları bile gölgelerini kaldırımlara bağışladıkları halde ... Şimdi üşürken parmak uçlarımda romantik devrimcinin mısraları;
Sahi❗
Biz...
Niye...
Bu kadar...
Çoğul yalnızlığa...
Sevdalıydık...
Çocuğum

kapıyı unut...
denizi kuraklığa göm, çocuğum...
genzini yakan barut kokusuyla
uzatınca sol yanımdan
bilmediğim bir dille kağıt mendili,
durdu zaman...
sustu dalga...
deniz çıkardı mavisini,
renksiz, tuzsuz birşey oluverdi...
ve birden
park olmak geçti içimden,
olsam!
oynar mısın benimle çocuğum...
yorgun avuçlarına,
bulutları bıraksam ,
gözyaşlarındaki sisi
siler misin, çocuğum...
kapıyı yık!
denizi maviye, gözlerini umuda göm
çocuğum…
Zincirleme Aşk Tamlaması
aşk;
benzerdi sana…
gökyüzü gülüşüne
kanar,
martılar
dalgalara,
deniz maviye…
ve ben
balıkçı takası
oluverirdim gözlerinde…
Korsan Şiir
Hayat; nasıl da
korsan ellerde basılmış şiir kitabı gibiydi...
Ne kâğıdı kâğıt, ne hamuru hamur
ne de ustası gerçekten ustaydı... Hani şöyle çevirip sayfalarını koklamaya
kalksan o kurumuş gülden hariç her türlü pislik kokabilirdi...
Sahi!
Bu kadar ağır
mıydı gülün dalına yaprak ya da gövdesine dikeni... Ağır mıydı gerçekten
içmeden çekilmediğine göre bu gök, bu
yer, bu yerle gök arası mısraları dağılmış, kelimeleri tutunduğu sayfaya ağır
gelmiş korsan şiir...
Şimdi gönlüm, elim,
yüreğim uzun topuklu ayrılığın sesleri altında kefenine sıkı sıkıya sarılmış
bir gül gibi duruyorken, hangi kitabın arasında kuruyabilirim ki...
Ve hangi kitap
basar bağrına beni…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Popüler Yayınlar
-
Bir Türk Edebiyatı Klasiği… Birçok kitapsever tarafından okunan hatta bir kaç kere okunan ve başucu kitabı yapılan eserler arasında ...
-
Akl ı mda olsan ç oktan unuturdum... Kancasını şakağıma dayayan korsana heybemde ne kadar cümle biriktirdiysem sadaka niyetine hep...
-
Kendi görüntüsüne âşık olan Narkissos değildim elbet… Bizim hikâyemiz Karaburun’da da geçmiyordu. Dali kadar olmasa da karizma konu...
-
Bıraktım kendimi bir gülün yaprağından.. İki yana açıp kollarımı merhaba diyordum yüzü çalınmış yere yahut yeri çalınmış yüze.. Anestez...
-
Son kırgınlıktı... Uzun zamandır tadını unuttuğum bir duyguydu; aşk... Kelimeler dolusu cümlelere binmiş geliyordu. Ben aşkı yüz metre öte...
-
Hepinizin malumu üç fidanımız… Deniz, Yusuf, Hüseyin… Ama bu sefer bu öykü onların değil, onlara göğsünü siper eden nice ismi...
-
- NOTALARIN GÖNLÜNE KONAN MELEK - O bir üstün yetenek… İki buçuk yaşında nota bilip piyano çalıyor… O Türkiye’ye bir armağan...
-
Sahi❗ Nasıl bir dünya bu...? Yokluğunu durmadan çeşitli ulaşım araçlarının arasına hapsederek, kolumdaki çoğul yalnızlıkla dolaşmak hangi ...
-
Sen benden gider gitmez uykuya verdim kendimi... Rüyamda Nil* Kiew' e davet ediyordu, uyandım... Bi bira açtım. İçtikçe doldu şişe....
-
Seviyooo..Sevmiyo.. Seviyooo.. Sevmiyo.. diye salakça bir fala kilitledim ellerimi.. Aklımda doksan altımış doksan ölçülerine çok yakın b...





