otobüs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
otobüs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Sonsuzluğum İçinde Sonsuzumsun





Bugün bozdum o üçlemeyi sevgili... Metro-Vapur- Otobüs... Uzattım yokluğuna uzanan yolu... Üstelik bir de şemsiyesiz yağmurda yürümeyi ekledim yokluğunun derinliğine... Hani gölgem olacaktın... Ben aydınlığı bıraksam sen beni bırakmazdın... Bi kendime bakıyorum bi gölgeme... Hangimiz gerçeğiz ki... Senin yokluğun akarken iliklerimden sen hala "seni seviyorum" gibi çok basit cümleler kurmamı bekliyorsun... Oysa gölgenim sevgili, hem aydınlıkta hem karanlıkta, hem bu evrende hem gelecekte...


Ölmedim, bak hala yürüyorum... Eee doğru biraz da içkiliyim ama bu durumun içkiyle hiç alakası yok... Hem hala doğru yazabiliyorsam, imla hatasız elini tutuyor, "sen " döşeli parke taşlı bir yolda, gölgem benden bağımsız yürüyorsa teninde, yüreğinde cirit atıyorsa kelimelerim... Ve yazdığımda hala ağlatabiliyorsam seni... İnan ölmedim ben sevgili; sonsuzluğum içinde sonsuzumsun…

Ben Aşık Olunca



Ben âşık olunca durdu sandım zaman…

Bakıp bakıp saat kulesine kolundaki saatin doğruluğunu ölçtüm. Sanki mavi bakışlı rüzgâr sarhoşa yakın bir nağmeyle değip geçmişti yanağımdan sanırım ondan olsa gerek bunca şaşkınlık… Bunca telaş… Bunca acele… Ve onca otobüs duraklarındaki camlara bakıp bakıp üstümü, saçımı başımı düzeltmem… Ürkek, çekingen bir hal içerisinde sevgilinin yaklaşan ayak seslerini kalp atışlarımın ikiye katlaması da belki de sırf bu yüzden; aşkın tınısının çoktan ısıtmaya başlamış olması sol yanımı…

Ben âşık olunca baharlar açar her yerde...

Sabahlar daha bir esmerleşir...  İmrenerek gülümser güneş…  Daha yataktan kalkar kalkmaz onunla yıkarım tenimi aynaya bakınca o düşer yüzüme… Yüzüm sanki binlerce yıldır yağmasını beklediği yağmura kavuşmuş gibi oluverir ve bir yığın mutluluk içinde yolumu kaybederim… Nereye baksam o, çıkmaz sokaklar bile ona çıkar…

Ben âşık olunca kimliksiz bir sevinç kaplar tenimi... Çeker sorguya hayaller... Karanlık görünmez gözüme, geceler daha aydınlık…

Aşk şarkıları artık daha başka gelir kulağıma… Adının notalara dökülmüş hali öyle bir akar ki yanaklarımın deltasından, anlatamam… Sustuğum her an, konuşmaya başlar gözlerim hem öyle böyle değil bayağı bildiğin geveze… Nasıl anlatır bakışlarını, saatlerce... Nasıl anlatır gülüşlerini, bitmek bilmez… Bildiğin gibi değil düşünmeye başlar başlamaz kaybolur kimliğim, ben dahi tanıyamam beni…  Esmer ırmaklar çağırır, çırılçıplak yüzer düşlerim…

Ben âşık olunca susmaz kirpiklerim… Rimel sürülmüş gibi kapkara ve dolgundur kelimelerim… 

Hep aklıma hayatın en güzel anları takılır. Oysa daha önceleri yaşanan aşklardan dersini alan ben hiç sönmeyecek bir balona binmiş gibiydim, yine… Yeniden… Sonu hüsran olacakmış, ayrılık gene ayak oyunlarına başlayacakmış hiç umurumda değil… Bir kere o yangın iliklerime kadar sardı ya beni artık kar etmem… 

Ben…
Âşık…
Olunca…
Daha çok büyürüm…
Daha çok ücretsiz konser meydanlarına benzerim…  
Yıkanır ruhum… Yalnızlığa kalabalık, ayrılığa büyük lokma gelirim…


Popüler Yayınlar

Yasal Uyarı

Yayınlanan yazılar ve şiirler özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazı ve şiirler aktif link verilerek kullanılabilir.