Sayfalar
Çakmaktaşı'ndan
su etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
su etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şekerli Suskunluk
Sustum...
Bir uçağın kanadında bulutlarla oynaşırken, güneşin gülümsemesini unuttum...
Şimdi cümlelerim ölüm suskunluğunda ...
Sadece şekerli su içmek için dilimin ucuna gelip gelip tekrar suskunluğa gömülüyorlar...
Ahh güneş, güneş şimdi tam da içilecek kıvamda ama kahretsin bulutlardan da şekerli su yağmakta...
Dilim damağım, üstüm aşım , düşüm gerçeğim her yanım tecritte sanki... Hücrelerimde dolaşan sadece şekerli su/skunluk...
DESTİNA
Irmağımdın benim...
Küçük, küçücük bir su birikintisiydim senden önce... Islaklığım anca kirpiklerime yetiyordu. Hani öyle ahım şahım ağladığım falan da yoktu. Sadece tozu kalkmasın diye ruhumun hafifçe ıslatıyordum kirpiklerimi o kadar... O da martılara gevrek niyetine…
Senin hayata bağlanan bir yanın vardı… Benimse sana doğru uzanıp akan kollarım…
Daha kaç kere ölürüz gülüm yaşamak için… Sen en sevdiğim çiçekler gibi bakakalıyorken pencere kenarından daha kaç kere gülüm, kaç kere yaşarız ölmek için…
Bak kurudu avuçlarım, mevsimler seninle terk etti beni…
Ne demeli şimdi sana Asopos* bile elini eteğini çekmişken kirpiklerimden nasıl son kez usulca okşadım bakışlarımla,
“Dün gece sen uyurken
Yüreğim bir yıldız gibi bağlandı sana
İşte bu yüzden, sırf bu yüzden
Yeni bir isim verdim sana
Destina**”
Ve nasıl bir ırmak bıraktın ki su perileri bile çok kurak kalır yanımda…
Küçük, küçücük bir su birikintisiydim senden önce... Islaklığım anca kirpiklerime yetiyordu. Hani öyle ahım şahım ağladığım falan da yoktu. Sadece tozu kalkmasın diye ruhumun hafifçe ıslatıyordum kirpiklerimi o kadar... O da martılara gevrek niyetine…
Senin hayata bağlanan bir yanın vardı… Benimse sana doğru uzanıp akan kollarım…
Daha kaç kere ölürüz gülüm yaşamak için… Sen en sevdiğim çiçekler gibi bakakalıyorken pencere kenarından daha kaç kere gülüm, kaç kere yaşarız ölmek için…
Bak kurudu avuçlarım, mevsimler seninle terk etti beni…
Ne demeli şimdi sana Asopos* bile elini eteğini çekmişken kirpiklerimden nasıl son kez usulca okşadım bakışlarımla,
“Dün gece sen uyurken
Yüreğim bir yıldız gibi bağlandı sana
İşte bu yüzden, sırf bu yüzden
Yeni bir isim verdim sana
Destina**”
Ve nasıl bir ırmak bıraktın ki su perileri bile çok kurak kalır yanımda…

SürNot: *) Asopos: Irmak tanrısı...
**) 1-“Destina” Lale Müldür Şiiri.
2)” Destina” - Asopos’un su perisi kızlarından…
3) “Destina” Kader…
Ve SürNotun SürrealNotu: Lale Müldür ile yapılan bir telefon röportajında şöyle demektedir. “Destina, benim küçükken çok sevgili kız arkadaşımın adıydı. Ve o kız sonradan öğrendiğime göre de havale geçiren bir tipmiş. Havale geçirdiği zaman yani bu hastalık oluyor kızda. O yüzden ben de eşim için yazmak istedim bir gece çok kendimi kötümser hissediyordum onun yanında, onunla birlikte olmaktan. Ve eşimin de en çılgın dönemiydi yani. O yüzden işte, o yüzden şarkının sözleri bütüncül, yani aynı şeyi anlatıyorlar aslında hep. Ama tabi ben bu şarkıyı yazarken, bir şeyler bir şeylerin içine katılsın, olay olsun diye yapmadım. Tuvalette yazdım şarkıyı” der.
Ve ortak kader o ki yakın arkadaşı havale geçirip bir süre kendini bilmez halde yattıktan sonra hayatını kaybeder. O olaydan yıllar yıllar sonra Lale Müldür’ün ressam eşi Patrick Jacquart bir kaza sonucu bitkisel hayata girer ve yaşama tutunamaz…
Kim bilir o tuvalette o gün Asopos’un hıçkırıktan gemilerinin Lale Müldür’ün gözlerinde demirlemediği…
Doğruların Yalancısı
ağlıyorum...
biraz işsizliğe,
biraz da, yolumu toza dumana katan bakışlarına
yoo... yoo..
yalan söyledim,
sözlerinin bir tanesi kaçtı da gözüme
sulandı sadece,
ağlamadım...
hem ben ağlasam
sarı sıcak yağmurlar yağar
güneş dayanamaz bayılır
bütün işsizler toplanıp
ellerindeki bir baş kuru soğanla
ayıltmaya çalışır
biraz işsizliğe,
biraz da, yolumu toza dumana katan bakışlarına
yoo... yoo..
yalan söyledim,
sözlerinin bir tanesi kaçtı da gözüme
sulandı sadece,
ağlamadım...
hem ben ağlasam
sarı sıcak yağmurlar yağar
güneş dayanamaz bayılır
bütün işsizler toplanıp
ellerindeki bir baş kuru soğanla
ayıltmaya çalışır
Gidenin Gözyaşları
gidene midir ayrılık
kalana mı?
hep gidenin ardından su dökülür
kalanın ihtiyacı yokmuş gibi
oysa bilmez hiç kimse
gidenin, suya karıştırdığı
gözyaşlarını
bunca zaman
hep kalan ağlıyor sanıyordunuz
değil mi?
2006 İzmir
Not: Fotolar çesitli sitelerden alınmıştır.
kalana mı?
hep gidenin ardından su dökülür
kalanın ihtiyacı yokmuş gibi
oysa bilmez hiç kimse
gidenin, suya karıştırdığı
gözyaşlarını
bunca zaman
hep kalan ağlıyor sanıyordunuz
değil mi?
2006 İzmir
Not: Fotolar çesitli sitelerden alınmıştır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Popüler Yayınlar
-
Şiirler tek tek döker mısralarını... Aldırmadan noktalama işaretlerine akar gider heceler, o uyum o ahenk eskisi gibi değildir artık ... Ke...
-
Yine böylesi bir akşamdı... Unutmak için içiyor, ölmek için nefes alıyordum... Hayat, avuçlarımdaki kaydıraktan kayıp gidiyordu......
-
Yer… Yer… Neresi dersiniz… Tabi ki İzmir… Bu sefer sahnede Bülent Arınç… Ve malumuz o cümle “ Her şey içki ve seksten ibaret değil…” Eee… Z...
-
yorgun bir lamba... paslı bir ranza... ve kulaklarımda hiç dinmeyen o tahta masanın gıcırtısı, nasıl özletiyor seni bir bilsen, ha...
-
Önce çok sevmeyle başlar her şey; Sonra! Seni seven yüreğim elbet gömer seni sevdiği o yere... Nasıl sevmeyi biliyorsa inan g...
-
vakit tamam, usta... kestim edebiyatı kağıttan gemilere kürek niyetine, bundan sonra her cümle...
-
Son kırgınlıktı... Uzun zamandır tadını unuttuğum bir duyguydu; aşk... Kelimeler dolusu cümlelere binmiş geliyordu. Ben aşkı yüz metre öte...
-
Terk etme beni… Kirlenmemiş bir gökyüzü getireceğim… Kandan baruttan ve biberin gazından arındığı safi mavi bir gökyüzü, n’olur terk etme ...
-
Kaseti olan siyasileri beline sahip olacaksın diye siyasi malzeme yapanlar… Delil ve kanıt üretilerek gazeteci ve aydınları içeri ...
-
...

