gözyaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gözyaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kırgınlık Çiçeği

Son kırgınlıktı...

Uzun zamandır tadını unuttuğum bir duyguydu; aşk... Kelimeler dolusu cümlelere binmiş geliyordu. Ben aşkı yüz metre öteden tanırdım da " bazen dünyanın en uzak yeri yine insanın kendisi olurmuş ya"benimki de o hesap kendimde tanıyamadım. Adını koyamadım. "Bu nedir böyle oğlum, hiç yakışıyor mu" gibi daha birçok tümceleri sıkış tepiş doldurup bir vagona aşkın geldiği raylarda kafa kafaya çarpıştırdım. 

Her biri ağır yaralı şimdi o aşk cümlelerinin... Bu aşkın galibi de o çarpışmadan sağ kurtulan da inkar cümleleri, sevgili... Sen istediğin kadar "seni seviyorum" de artık o seviyorum'lu cümleler bitkisel bir hayatın içinde. Ne kökleri uzar ne büyür... Bekler öylece ötenaziyi...
Bekler...
Bekler deniz...
Bekler gökyüzü...
Bekler..su döker gözlerim, pencerenin önünde hep bu son dediğim, kırgınlık çiçeğine...


Sürnot : Tablo Salvador Dali...

DEV AŞK’LAMALAR



I.
aşk;
elini tuttuğum gün
devrimimdir.

II.
aşk;
karşıdan bakınca sana
platonik bir direniştir.

III.
aşk;
ayrılığın devrimiyse
yalnızlık, o devrimin birimidir.

IV.
aşk;
kalbi yürek yapan

üç harfli
d/evrim teorisidir.

V.
aşk;
düşlerin metabolizmasını
bir anda değiştiren
uzun topuklu
devrimdir.

VI.
aşk;
gözyaşıdır bazen,
neden aktığı
iki bilinmeyenli
denklem.  
                                                   
VII.
aşk, sızınca hücrelere
örgütlenir
tüm duyular,
toplanır yürekte
ve devrim
düşer, düşlere…

Kırgın Baharlar

kırgın baharlardan artakalan, ayrılık
tutunmaya çalışırken ağacın dalına,
dayanamayıp bir gözyaşı ağırlığına,
bıraktı ellerini,
yüreğimin tam ortasında…

kırgın baharlardan artakalan, sevgi
gelip durdu parmaklarımın kıyısında,
bir adım daha atsa,
alıp götürecekti dizlerime bıraktığın,
o nemli ve ılık kelimeleri…

kırgın baharlardan artakalan, hüzün
gelip oturuyordu gözlerimdeki kayalıklara,
dalga ve martı sesleri eşliğinde,
dökülüveriyordu dudaklarımdan ıslak bir türkü,
bunca zaman adını koyamadığım ne varsa,
geçip giderken önümden…

kırgın baharlardan artakalan, özlem
gelip sığındı gözyaşlarıma
o yosun kokulu, deniz tenli ellerin
düşünce birden aklıma,
gidip aramaya başladım hemen
öykümüzün dağılmış sayfalarını,
kırdığımız baharların arasında…

İtfaiyeci

intihar etmeye kalkışan
bir gencin altına
nasıl gerdiyse itfaiyeciler brandayı
öyle gerdim
yüreğimi yüzünün altına
incinmesin diye
gözyaşların..

Göz-yaşı Koleksiyoncusu

Salvador Dali
çok gözyaşım oldu benim...
her ayrılık sonrası toprak kokan acılarım,
bir bahar mevsimi gibi gelip durdu
parmaklarımın kıyısına,
ve ben göz
yaşımın her süzülüşünde,
rasgele tutup bir tanesini
yüreğimde sakladım,
altına dipnot olarak,
giderken bıraktığın kokunu ekledim...

çok göz
yaşım oldu benim...
çoğunu sahipsiz bıraktım,
soğuk kuytulara gizlenen,
sokak
çocuklarının arasına girip
üstlerini örtsün diye
çoğunu da kaldırımlara…
ama bıraktığım göz
yaşlarından hep bir tane
kendime sakladım,
altına dipnot olarak
çocuklardan çaldığım sokak
ları ekledim...

çok göz
-yaşım oldu benim...
çocukluğumdan beri biriktirdiğim,
üstüne ayrılıkları serpip
hasretleri yakıp
bir doğum günü
pastası gibi üflediğim,
göz
ümde… yüreğimde…
düğümlenip kalan ,
çok yaşlarım oldu benim,
hiç birini söyleyemediğim...

Gidenin Gözyaşları

gidene midir ayrılık
kalana mı?

hep gidenin ardından su dökülür
kalanın ihtiyacı yokmuş gibi
oysa bilmez hiç kimse
gidenin, suya karıştırdığı
göz
yaşlarını

bunca zaman

hep kalan ağlıyor sanıyordunuz
değil mi?



2006 İzmir




Not: Fotolar çesitli sitelerden alınmıştır.

Kardan Adam

en çok kar yağınca severdim gecekondu çatılarını
görünmezdi çünkü kırık kiremitleri
ama yine de bilirdim ben
gecekonduların içine içine ağladığını

en çok kar yağınca severdim ağaçları,
gelinlik giymiş bir köylü güzeli gibi dururdu
apartman önlerinde
tek ben bilirdim ama
töreye değil betona yenileceklerini

en çok kar yağınca severdim, gökyüzünü
temizlerdi bulutların taşıdığı barut kokularını
ama yine de bilirdim
birilerinin bu barış oyununu bozacağını

en çok kar yağınca severdim bu kenti
örterdi çünkü tüm pislikleri
kirli yüzleri…
ama bilirdim yine de
birilerinin,
yürüdüğü yolları tuzlayıp
ayak izlerini sildiğini

en çok kar yağınca gülerdim
iyi bilirim çünkü
eriyip gidince,
gözyaşlarına nasıl dönüşeceğimi

Popüler Yayınlar

Yasal Uyarı

Yayınlanan yazılar ve şiirler özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazı ve şiirler aktif link verilerek kullanılabilir.