Sayfalar
Çakmaktaşı'ndan
renk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
renk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Giden Yıllara
Bir saniye bile bakmadan arkasına gitti... Hala gidiyor da... Parmak uçlarımda güneş sancıyorken, hayat nasıl bu kadar gri bir mono/tonluğu istiap haddinden fazla içip içip bulutlu renkleri kusar... Nasıl? Gider yıllarım... Ben duruyorken mıh gibi yaşamın ortasında;
Nasıl ❗ Gider
Nası.❗Gide.
Nas..❗Git..
Na...❗Gi...
N....❗G....
.....❗.....
....❗....
...❗...
..❗..
.❗.
❗
Kül Rengi
Parmaklarımda saçlarının kokusu...
Kübalı puro işçilerinin dilime bıraktığı yoksulluğun tadıyla, dikildi gözlerime bir sonbahar şiiri... Bozdurdum öykümü satır satır*, kelime kelime büyük lokma gelir diye hayata kuşbaşı yaptım hatta; hece he-ce...
Geçtim rüzgârdan, yel olup döndürebilseydim seni yaşama... Bıraktım elektriği, ufacık bir kıvılcımınla yangınlar yaratırdım sana... Ama bozdurdum öykümü... Avuçlarımda kül rengi bir sevdayla... ❗
SÜRNOT: * Borçlu şiirinden...
ADI DEVRİM
karanlık
günlerde yazdım duvarlara adını
hiç
korkmadım …
adımların
kelepçeli haliyle bile
yürüdüm
üstüne üstüne
durmadan
seni
seni,
yazdım
“su
çürüyormuş!
çürüsün.
kimin
umurunda
içiyorum
ya seni doya doya”
karanlık
günlerde yazdım duvarlara adını
yılmadım…
güneşten
sürgün yediğim günlerde bile
hep
bir aralık bulup
gözlerim
doyuncaya dek sana baktım
kimse
bilmez,
o
an mutluluğun hangi renge büründüğünü…
“bütün
renkler siyaha dönermiş zamanla!
dönsün.
kimin
umurunda
alışmadı
yıllardır gözlerim karanlığa…”
karanlık
günlerde yazdım duvarlara adını
sökülürken
sokak lambaları,
kaldırımlarda…
yollarda,
ite kaka sürüklenirken bile
bir
an olsun gevşetip yumruğumu
vermedim,
bir
tek heceni dahi…
“sönecekmiş
yıldızlar!
sönsün.
kimin
umurunda
seni
en solmaz harflerle yazdım ya
kızıl
ırmaklar akarken avuçlarımdan,
o
yeter bana”
Gri Sevda
bir sevdaydı bu
yeri yoktu romanlarda
yeri yoktu bile,
türk dil kurumunun kalın lügatlerinde.
ince uzun bir yoldu
unuttum inmeyi rengarenk duraklarda
renklerin ahenkle sevişmelerini unutmuşum çünkü
bağışla söyleyemedim, sana
ne beyaza yakın ne siyaha uzak
bir sevdaydı benimkisi
bilemezsin sen, bilemezsin
nasıl bir renktir gri.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Popüler Yayınlar
-
doğduğuma en çok babam sevinmiş, oğlum diye diye demirleri tutuşturup el ele merdiven dayamış güneşe… altı yaşımda okumaya başladım. y...
-
Güzel tarafından bakınca ne kadar berbat bi'yanı olduğunu görüyordum hayatın.. Betonun altında ezilen; toprak.. Işığın ardındaki; kara...
-
Tenime batarken hasretin... Ne gündüzü ne geceyi ,ben güneşe yazdım seni... 🎵🎵 Acıysa şarabın tadı, köpeklerden beter öldürüyorsa dilimi...
-
karanlık günlerde yazdım duvarlara adını hiç korkmadım … adımların kelepçeli haliyle bile yürüdüm üstüne üstüne durmadan seni...
-
“Ve Tanrı kadını yarattı… Ne bir taşa, Ne de bir başkasına dayadım sırtımı Kadınımdan başka…” d iye doğaçlama bir dörtlükle başlıyor yolc...
-
dur! basma oraya az önce kırıldı yüreğim, batmasın ‘sev’ ler ayağına 20.07.2002 / 15:25 İzmir
-
Tuncay Özkan’ın Silivri’deki son kitabı, ilk romanı… Solukdaş’ına ithaf etmiş… Kitabın fiziki özellikleriyle başlamak istiyorum...
-
+1 farkındalıkla hafifçe çekildi gözleri ve gülerken yanakları… Her yıl olduğu gibi bu yılda 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık G...


