Şekerli Suskunluk




Sustum...
 

Bir uçağın kanadında bulutlarla oynaşırken, güneşin gülümsemesini unuttum... 
Şimdi cümlelerim ölüm suskunluğunda ... 
Sadece şekerli su içmek için dilimin ucuna gelip gelip tekrar suskunluğa gömülüyorlar... 
Ahh güneş, güneş şimdi tam da içilecek kıvamda ama kahretsin bulutlardan da şekerli su yağmakta... 

Dilim damağım, üstüm aşım , düşüm gerçeğim her yanım tecritte sanki... Hücrelerimde dolaşan sadece şekerli su/skunluk...

Böyle Bir Akşamdı




Yine böylesi bir akşamdı... 



Unutmak için içiyor, ölmek için nefes alıyordum... 
Hayat, avuçlarımdaki kaydıraktan kayıp gidiyordu... 
Ben öylece durup tıpkı bugün gibi o gün de şiirlere tutunmuştum.

Gülten Akın'a




Şiirler tek tek döker mısralarını...
Aldırmadan noktalama işaretlerine akar gider heceler, o uyum o ahenk eskisi gibi değildir artık ... Kendi bestesini yaratır ve sen giderken en sevdiği oyuncağını kaybetmiş çocuk gibi salya sümük ağlar, şiir...
Dağılır dört bir yana gövdesi...
Yarım yamalak, kekeme bir ses tonuyla kalır yankısı kulağımda

 " Yağmur , yağmur... Bu neyi anlatır? "





Sürnot: Gülten Akın'a...






Popüler Yayınlar

Yasal Uyarı

Yayınlanan yazılar ve şiirler özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazı ve şiirler aktif link verilerek kullanılabilir.