Bugün bozdum o üçlemeyi sevgili... Metro-Vapur-
Otobüs... Uzattım yokluğuna uzanan yolu... Üstelik bir de şemsiyesiz yağmurda
yürümeyi ekledim yokluğunun derinliğine... Hani gölgem olacaktın... Ben
aydınlığı bıraksam sen beni bırakmazdın... Bi kendime bakıyorum bi gölgeme...
Hangimiz gerçeğiz ki... Senin yokluğun akarken iliklerimden sen hala "seni
seviyorum" gibi çok basit cümleler kurmamı bekliyorsun... Oysa gölgenim
sevgili, hem aydınlıkta hem karanlıkta, hem bu evrende hem gelecekte...
Ölmedim, bak hala yürüyorum... Eee doğru biraz da
içkiliyim ama bu durumun içkiyle hiç alakası yok... Hem hala doğru
yazabiliyorsam, imla hatasız elini tutuyor, "sen " döşeli parke taşlı
bir yolda, gölgem benden bağımsız yürüyorsa teninde, yüreğinde cirit atıyorsa
kelimelerim... Ve yazdığımda hala ağlatabiliyorsam seni... İnan ölmedim ben
sevgili; sonsuzluğum içinde sonsuzumsun…