Beyaz yalnızlıklar yarattım kendime. Çekiverdim yüreğimin altındaki tabureyi... Oturup bir puro yaktım. Düşmesin diye ayaklarından sıkı sıkaya bağlanmış botlar gibi bağladım düşlerime, DEV sandığım her şeyi...
Gelmedin diye değil... Bekledim diye bunca acı... Ve akciğerlerimin karalar bağlanmasıyla dolan bu lanet olasıca duman, sanki ayrılığı oturtuyor bronşlarıma... Nefes alamaz haldeyim... Ne kadar öksürsem az... Yapışmış bir kanser hücresi gibi ciğerlerimde, ayrılık...
Ne radyolog, ne arkeolog bulup çıkarır içimde yankılanan ayak izlerini... Sırtımı yalnızlığa dayayarak çömelmiş vaziyette, dalda sallanan yaprak gibi soluk renklerle bakıyorum, uçuşan düşlerime... Puro bitiyor... –De ayrılıyor –vrimden...
Gelmedin diye değil, bekledim diye bıraktığın o son bakışla, seppuku yaparak akıtıyorum seni içimden... Şimdi yükseliyor en güzel şiirlerim otopsörün ellerinde...
Sayfalar
Çakmaktaşı'ndan
Popüler Yayınlar
-
ne hızlı yaşayacak kadar vaktim vardı ne de yavaş… akıp giderken cümlelerim ben hep yaya kaldım. 2007- İzmir
-
- NOTALARIN GÖNLÜNE KONAN MELEK - O bir üstün yetenek… İki buçuk yaşında nota bilip piyano çalıyor… O Türkiye’ye bir armağan...
-
Memleket gibi kısıktır sesim.. Üşürken ölüm, titriyor ama alışmıyoruz.. Düşüyorken ölüm, yakıyor ama yanmıyoruz.. Alışmıyoruz yoo.. A-lış-tı...
-
“Ağla Yüreğim…” 594 sayfa… Anadolu devrimcisinin not defterinden alt başlığıyla… Tarih, anı, biyografi dallarında kitapseve...
-
Kaseti olan siyasileri beline sahip olacaksın diye siyasi malzeme yapanlar… Delil ve kanıt üretilerek gazeteci ve aydınları içeri ...
-
İlk olarak Marmara Kitabevi’nden 1945 yılında yayımlanan kitap Özdemir Asaf çevirisiyle dilimize kazandırılmış. 44 sayfa olan bu ki...
-
Eriyordu zaman Camembert peyniri gibi… Gidişin takılmıştı yelkovanın ayağına akrep tüm gücüyle tutunuyorken zamanın zeminine, uzayı...
-
Şu renksiz hayatın içinden uzanıp renklerine dokundum dün akşam.. Parmaklarıma bulaşan haylaz bir çocuk gibiydi şiir.. Mısra mısra döktüm gö...
-
düşünmeden üç hamle sonrasını Şah’a sürdü taşları ve gerçek bir kez daha yendi dip-lo-mat-ı
-
kaldım iki dağ arasında… düşler hep geç gelirdi bizim oralara normaldi inek sesleri arasında hayata merhaba demek d...
